📖 Transkripti Göster
:
: Merhaba, Yapısal Podcast'in ikinci bölümüne hoş geldiniz.
: Öncelikle herkese geçmiş olsun diliyorum.
: Bu bölümde Kahramanmaraş Pazarcık'ta meydana gelen depremin ön değerlendirmesini yapacağız.
: Öncelikle bölgenin depremselliğinden biraz bahsetmek istiyorum.
: Hangi ivmelere göre yapılar tasarlanmalıydı ve o bölgede hangi ivmeler ölçüldü, hangi büyüklüklerdeki ivmeler.
: Çünkü sosyal medyada veya internette sürekli görüyoruz, özellikle inşaat mühendisleri bu depremin çok çok büyük bir deprem olduğunu ve beklediğimizden de büyük bir deprem olduğunu iddia ediyorlar.
: İvme değerlerine baktığımızda acaba böyle mi? Öncelikle bunu bir tartışacağız.
: Tasarlanması gereken ivmeleri nereden alıyoruz derseniz, bu bölümü sadece inşaat mühendislerinin dinlemeyeceğini düşündüğüm için biraz daha en basit şeyleri de anlatacağım.
: İnşaat mühendisleri bir yapıyı depreme karşı tasarlarken ivme değerlerini alıyorlar.
: Bu ivme değerlerini de Türkiye Deprem Tehlike Haritası adı verilen bir haritadan alıyorlar.
: AFAD'ın sitesinde interaktif bir harita mevcut.
: Oradan direkt koordinatları girerek yapılacağı yerden ivmeler okunuyor aslında.
: Bu bölümü çekmeden önce ben de girip o interaktif haritadan ivme değerlerine bakmaya çalıştım.
: Ancak uğraşmama rağmen siteye giremedim.
: Yani yüklenmiyor bir türlü, siteye giriş yapmama rağmen.
: En sonunda pes ettim.
: Bu ivme değerlerini görsel haritadan yaklaşık olarak anlatacağım.
: Yaklaşık olarak da bu Hatay ve Kahramanmaraş en çok yıkımın olduğu ve en yüksek ivmelerin ölçüldüğü yerler olduğu için o iki şehri örnek veriyorum.
: Hatay ve Maraş'ta tahmini olarak, yani genel anlamda bölge bölge farklılıklar olabilir.
: Genel anlamda tasarlanması gereken ivmeler bu Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre 0.5 ile 0.6g arasında, o civarlarda gözüküyor.
: Ölçülen ivme değerlerine bakacak olursak iki farklı veri var diyebilirim.
: İki farklı veri var dememin nedeni iki farklı veri de AFAD kaynaklı.
: Ancak AFAD çarşamba akşamı bu verileri sisteminden silerek, eski veri diyeceğim bunlara, sisteminden silerek.
: Perşembe günü 9 Şubat'ta, yani 9 Şubat'ta yeni verileri yükledi.
: 8 Şubat'ta da eski verilerini sistemden sildi.
: İlk olarak o eski verilerden konuşacak olursam, bu eski verilerde 2g'ye varan PGA değeri diyebileceğimiz.
: Peak Ground Acceleration diye açılımı olan, Türkçesi de maksimum yer ivmesi, en büyük yer ivmesi olan bir değer var.
: Genelde depremleri tanımlarken bu PGA değeriyle tanımlanıyor.
: PGA değeri de yer zemininin, yer kabuğunun yaptığı, meydana getirdiği en büyük yer hareketini gösteriyor bize ivme cinsinden.
: Yapıları da biz bu ivmelere göre tasarlıyoruz.
: Şimdi bu 2g'lik ivme değeri oldukça uçuk bir ivme değeri.
: 2g'lik ivme değerleriyle, plotuyla tepki spektrumu oluşturulduğu zaman belli bölgelerde 10g'lik spektral ivmelerin meydana geldiği görülüyordu.
: Ve bunu birkaç akademisyen internette paylaşmış.
: Ancak ben bu verilerin sağlıklı olduğunu gram düşünmüyorum.
: Düşünmeyen de çok kişi var.
: Yani çok ciddi derken akademisyenler bakımından niye sağlıklı olmadığını düşünecek olursam, öncelikle hatalar olabilir.
: İki hata kaynağı olabilir.
: Bir, alet bozulmuş olabilir.
: Yani alette bir sıkıntı meydana gelmiş olabilir.
: Ama birçok istasyonda olduğu için ben öyle bir olayın olduğunu düşünmüyorum.
: İkincisi, kaydettiği verilerin işlenmesi sırasında yanlışlar yapılmış olabilir.
: Bir de üçüncü ihtimal var.
: Bir yanlış yapılmasa dahi aletin kaydı sırasında da alet ile altında bulunduğu zemin, artık neyse döşeme, beton neyse, yer hareketi nedeniyle bir darbe olabiliyor bu alete gelen ve bu alet bu darbeyi de kaydediyor.
: Bu darbenin etkisiyle alet aslında o zeminde meydana gelmeyen ivmeleri, değerleri de kaydedebiliyor.
: Bu tarz bir hata da olmuş olabilir.
: Bu tarz hatalar Yeni Zelanda'da vs.
: başka ülkelerdeki depremlerde de kayıtlarda da görülmüş.
: Örnek olarak Yeni Zelanda'da 3g'lik bir ivme kaydı görülmüş ve bu 3g'lik ivme kaydının açıklaması bu şekilde yapılıyor.
: Dediğim gibi eski kayıtlarda 2g'leri bulan kayıtlar var ancak bu kayıtların gerçek olduğunu herhangi bir resmî kurum da teyit etmiş değil, yani doğru olduğunu.
: Nasıl teyit etmediler diyecek olursanız, ilk günler AFAD açıklama yaptı, basın açıklaması da yaptı ve burada hiçbir zaman deprem ivmesinin 2g'lik değerlere ulaştığından bahsedilmedi.
: AFAD yaptığı resmî açıklamada depremin ivmesini 660 gal civarında olduğunu açıkladı.
: Yine basın toplantısında gösterdikleri ivme değerleri hep 0.6g civarlarındaydı, maksimum olarak.
: Daha da üstünden bahsetmedi AFAD.
: Yani veriler elinde olduğu hâlde bu 2g'lik ivmelerin doğru olduğunu veya depremde meydana geldiğine dair bir açıklama yok.
: İkinci bir neden de salı gecesi, yanlış hatırlamıyorsam 7 Şubat salı gecesi, birebir veya teke tek hangi ismi kullanıyordu bilmiyorum, Fatih Altaylı'nın programına Naci Görür ve sonrasında Alper İlki katıldı.
: Alper İlki oradaki depremin büyüklüğünden bahsederken Fatih Altaylı ona bir soru yöneltmişti.
: Yeni yapılar neden yıkılıyor, yeni yapılar da yıkıldı diye.
: Kendisi orada cevap verirken bu depremin beklenen seviyede veya biraz üzerinde tarzı konuştu.
: Buradan anlıyoruz ki deprem 2g'lik ivmelere sahip değil.
: Daha çok 0.6g civarında, 0.7g, 0.8g, beklenenin biraz üzeri dediği bu değerler olması gerekiyor.
: 2g beklenenin çok çok çok üzerinde bir ivme.
: Bir de yeni verilere bakacak olursam AFAD'ın yayınladığı, perşembe günü yayınladılar, 9 Şubat'ta.
: O verilere baktığımız zaman yine 1.8g'lik, 1.3g'lik, 1 bilmem kaç g'lik ivmelerin istasyonlar tarafından kaydedildiğini yine görüyoruz.
: Ancak dediğim gibi bu ivmeler hâlâ daha şüpheli.
: Bu şüphelerimi Twitter üzerinden 2-3 deprem mühendisliği konusunda çalışan,
: veya jeolog olan, yer bilimci olan kişilere ilettim.
: Bunların biri Alman KIT'te çalışan bir jeologmuş.
: Diğer ikisi Türkiye'de çalışan Naci Görür ve Beyza Taşkın.
: Beyza Taşkın sadece bana cevap olarak bir sorun olduğunu, olduğunu gözüktüğünü, yani o şekilde durduğunu,
: ancak bu sorunun nerede olduğunu bilmediğini şu an söyledi.
: Ama gözüktüğünü söyledi sadece.
: Sorun var gibi duruyor dedi.
: Yani bu yeni veriler de şüpheli veriler o bakımdan.
: Bir de EMSC diye bir kurum var.
: Avrupa Akdeniz Deprem Merkezi olarak çevirebiliriz Türkçe'ye.
: Orada kayıt var mı, yok mu, bilgi var mı diye bakarken Kandilli'nin orada bir raporuna denk geldim.
: İngilizce yayınlamışlar sadece, Türkçe bulamamıştım aradığım hâlde. Ne AFAD'den bir bulabilmiştim öncesinde ne de Kandilli'den.
: Meğer Kandilli ilk günden beri bu raporu yayınlamış.
: Kandilli 6 Şubat'tan beri yayınladığı bu raporu, benim elimdeki 4. versiyonu, 4 kez revize etmiş.
: Bunun nedeni de dediğim ivme kayıtlarının sürekli değişmesi AFAD sisteminde.
: Pazartesi yayınladıkları kayıtlardan perşembeye kadar ya da çarşambaya kadar sürekli kayıt sildiler.
: Kandilli'nin en son raporundaki ivme değerlerine bakacak olursam da, o rapordaki ivme değerlerini doğru kabul edecek olursak, genelde 0.5g civarında ivmeler olduğunu görüyoruz.
: 3-4 istasyondaysa 0.5g'nin üzerine çıkıldığını görüyoruz, ivme değeri olarak plotuna baktığımızda.
: Ancak bu üzerine çıkılan değerler de sadece bir kere tekrar etmiş.
: Yani PGA değeri olarak atıyorum 0.8 görüyorsunuz ancak plota baktığınız zaman 0.8 değerinin sadece bir kez tekrarlandığını, bir kez meydana geldiğini.
: Plotta genelde 0.5g'lik ivmeler olduğunu görüyorsunuz ya da 0.4g.
: Bu görebildiğim bütün kayıtlar için o bakımdan ağırlıklı bu depremin ivmesi 0.5g civarında, o Kandilli raporunun ivme kayıtlarına göre.
: Niye peki bir kere tekrar eden ivmeyi bu kadar dikkate almıyorum? Bir kere tekrar eden ivme çok mu önemli?
: Çok önemli değil.
: Önemsiz demiyorum.
: Sadece yapı için bir kere tekrar eden ivme değerinden ziyade deprem boyunca defalarca tekrar eden ivmeler çok daha fazla zarar veriyor.
: Burada darbe şeklinde tabir edilen yer hareketi kayıtlarını ayrı tutarak bunları söylediğimi belirtmek isterim.
: O ayrı bir konu.
: Bu ivme değeri bir kere tekrar etmesi bir zarar verir ancak daha önemli olan sürekli tekrar eden ivmelerdir depremde.
: Bu nedenle zaten PGA değeri genel anlamda deprem mühendisliğinde yapı üzerinde çok da bir şey ifade etmeyen değer.
: İfade etmiyor demiyorum, direkt olarak 0.8 PGA'ya sahip bu yapı çok ciddi hasar almıştır diyemiyorsunuz.
: Bunun için başka parametreler geliştirilmiş.
: Sustained Maximum Acceleration olarak adlandırılan bir parametre var.
: Bu SMA diyebileceğimiz, Türkçesi sürdürülmüş en büyük ivmeler diyeyim.
: Sürdürülmüş en büyük ivmeler ne oluyor?
: Deprem plotuna baktığınız zaman 3 veya 5 kere tekrar etmiş en büyük ivmeleri veriyor bize bu ivme.
: Atıyorum SMA değeri 0.5, PGA değeri 0.9.
: Bu şu demek: SMA3 diyelim, 3 kere tekrar etmiş minimum veya 5 kere tekrar etmiş minimum SMA5.
: Bu SMA5 veya SMA3 ivmeleri ağırlıklı olarak bu depremin sahip olduğu ivme değerleridir.
: Esas yapıya zarar veren bu ivme parametresi, nedeni de dediğim gibi bir kere o ivmeye ulaşılıp bir daha ulaşılamaması çok bir hasar vermiyor yapıya, defalarca o ivmeye ulaşılması çok daha önemli.
: O bakımdan bu Kandilli raporuna göre konuşacak olursam
: bu depremin çok büyük ağırlıklı ivmeleri 0.5g civarında.
: O bakımdan Kandilli raporuna göre konuşacak olursam
: bu depremde meydana gelen ivmeler, maksimum ivmeler, genelde 0.5g civarında çok çok büyük oranda.
: İstisnai olarak bu aşılmış durumda.
: Bu bakımdan 0.5g'yi veya 0.6g diyelim, 0.5-0.6g aralığını bu depremin ivmesi olarak kabul edebiliriz, yapılar üzerinde etkisini anlamak açısından.
: Yapıların hangi ivme ile tasarlandığına dönelim.
: Bölümün başında 0.5-0.6g'ye göre tasarlanması gerektiğini söylemiştim.
: 3 aşağı 5 yukarıda çoğunlukla bu büyüklüklerde olduğunu görebiliyoruz Kandilli raporuna göre.
: O bakımdan da yeni yapıların bu depremde orta veya ağır hasarlı olması kabul edilebilir.
: Bu 0.5g'lerin görüldüğü noktalar için konuşuyorum.
: Diğer noktalarda daha düşük ivmeler de var.
: Sadece 0.5g, 0.6g olmuş değil bütün yerleşim yerlerinde.
: Bu saydığım genelde Maraş ve Hatay'da ölçülen ivmeler.
: En büyük ivmeler oralarda ölçüldü.
: Diğer yerlerde biraz daha düşük.
: Bu iki bölge için yeni yapıların ağır hasarlı veya orta hasarlı olması kabul edilebilir.
: Ancak yeni yapıların bu kadar çok yıkılması bana göre doğru değil.
: Yani bu depremin büyüklüğü onu haklı kılmıyor, onu demek istiyorum.
: Eski yapıların da yıkılmasını haklı kılmıyor depremin büyüklüğü.
: Ancak eskilerin zaten kötü mühendislikle, işçilikle vs.
: yapıldığını, malzemeden çalındığını kabul ettiğimiz için onları artık tartışmıyoruz.
: Onlar yıkıldığı zaman eskiydi deyip geçiyoruz.
: Aslında bu da olmaması gereken ama Türkiye gerçekleri nedeniyle böyle kabul ettiğimiz bir durum.
: 2000 sonrası yapı stoğunun daha iyi olduğu söyleniyor.
: Evet ancak internette bazı mühendisler veya insanlar 2000 sonrası yapıların sanki yıkılamayacak, sanki hiçbir durumda göçmeyecek olduğunu iddia ediyorlar.
: Böyle bir durum öncelikle yok.
: Yani nasıl yok?
: Yönetmeliğe uyduğunuz, malzeme çalmadığınız ve uygulamasını da çok iyi yaptığınız takdirde dahi yapınız depremde göçebilir.
: Yönetmelik bunu kabul ederek size tasarımı yaptırıyor, size uygulamasını yaptırıyor.
: Bu sadece Türk yönetmeliği de değil, Amerikan yönetmeliği de aynı durumda.
: O bakımdan yeni yapılar yıkılmaz diye bir şey yok.
: Yeni yapı da yıkılabilir ve depremde gördüğüm kadarıyla da görüntülerden, yeni yıkılan yapılar ciddi anlamda zorlandığı için değil,
: süneklik kapasitesi artık bittiği için değil, yapısal kusurlar bulundurduğu için yıkılmışlar.
: Bu bölümde konuşmak istediklerim bu kadardı, ivme değerleri hakkında ön değerlendirme olarak.
: Bir sonraki bölümde de bu depremde niye yapılar yıkılıyor veya yıkılmayan yapılar niye yıkılmıyor.
: Yani bir tarafta yıkılan yapı var, dibinde yıkılmamış bir yapı.
: Bunlar niye bu şekilde, biraz detaylı onlardan bahsetmek istiyorum.
: Tekrar hepinize geçmiş olsun.
: Umarım en azından bu depremdeki hatalardan ders çıkarırız diyorum.
: Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
: Hoşça kalın.