📖 Transkripti Göster
:
: Merhaba, Yapısal Podcast'in 3.
: bölümüne hoş geldiniz.
: Bu bölümde geçen bölümde kaldığım yerden devam etmek istiyorum.
: Geçen bölümde meydana gelen ivmelerden bahsetmiştim.
: Bu bölümde de öncelikle ivmelerden başlamak istiyorum.
: İnsanlar soruyor bana, genelde mühendisler, mühendis olmayanlar da bu depremin meydana getirdiği ivmelerin çok yüksek ivmeler olduğunu.
: ve bu yıkımlara nasıl karşı koyacağını bilmediğini konuşanlar var yapıların.
: Öncelikle bu ivme değerleri bir önceki bölümde söyledim ancak tekrar edeyim, çok kısıtlı bir bölümde beklenenin üzerine çıktı.
: ve bu değerlerin doğru olduğuna dair bir açıklama yapmadı AFAD.
: Bu neden önemli?
: Şüpheler var çünkü doğru olduğuna dair.
: Napoli Üniversitesi'nin ön değerlendirme raporunu inceledim.
: Bu raporda da verilerin sağlıklı olduğuna dair şüpheler dile getirilmiş.
: ve bir istasyona ait veri, yani bu bahsettiğim veriler en son AFAD verileri silinen vesaire verilerden bahsetmiyorum.
: En son verilerin dahi şüpheli olduğunu dile getirmiş Napoli Üniversitesi'nin ön değerlendirme raporundaki oradaki akademisyenler.
: Buna neden olarak da verilerin uyuşmadığı noktalar tespit etmişler ve bu uyuşmazlıkları açıklayamıyorlarmış.
: Açıklayabilecek bir konumda değiliz şu an diyor.
: Bu bakımdan verilerin tam olarak doğru olduğunu garanti edemiyoruz diyorlar ve o aletlerin bu verileri kaydederken düzgün bir şekilde kayıt edip etmediğinin kontrol edilmesi gerektiğini vurgulamışlar.
: Bir istasyona ait veri de AFAD'ın sisteminde olmasına rağmen rapora dâhil etmediklerine not düşmüşler.
: Çünkü yer ivmesinin bir komponenti 1g'nin üzerinde olmasına rağmen diğer komponentleri o 1g'ye yakın bile değil demişler.
: Ve bu nedenle de o istasyona ait ivme kaydını rapora dâhil etmemişler.
: 2g'lik bir ivme kaydı dolaşıyor internette.
: Bunu gördüğüm jeologlardan, oldukça Türkiye'de ünlü televizyonlara çıkan jeologlardan bazıları da paylaşmış.
: Bu 2g'lik ivme kaydı, yani yer ivmesi 2g, onun ivme spektrumuna bakınca da belli noktalarda 10g'leri dahi bulduğu oluyor bu spektrumun.
: Bu kayıt, yani bu ivme kaydı AFAD'ın sitesinden silindi.
: Bir açıklama yapıldı mı bilmiyorum ancak çok büyük ihtimalle o veri de doğru değildi.
: O bakımdan sildiler, yeni verileri yüklemediler.
: O bakımdan o veriyi doğru alıp bu depremin ivmesi 2g'leri gördü demek doğru değil.
: Bunu diyenler de bir veriye dayanmadan söylüyorlar.
: Depremin yüksek ivmeler meydana getirdiği yerlere bakacak olursak bunlar direkt olarak fayın dibindeki veya fayın üzerindeki bölgeler.
: Depremin iki noktadan kırıldığını biliyoruz, kırdığını biliyoruz fayı.
: Bunun birisi Pazarcık tarafında, diğeri de Hatay'a doğru bir segmenti kırılmış.
: İkisinin toplamı zannediyorum 300 kilometre civarında bir uzunluğa tekabül ediyormuş.
: Bu nedenle de o fay üzerindeki yerlerde AFAD'ın istasyonları da var, o fay üzerinde 0.5, 0.6, 0.7g'ler görülüyor genel olarak.
: Bu fay üzerinde görebildiğim iki noktada 1g üzeri aşılmış ancak dediğim gibi bu verilerde şu anda %100 doğruluğu teyit edilebilmiş veriler değil.
: Ancak bu aşılan ivmeler de 0.5g'lerin üzerine, bir önceki bölümde söylediğim gibi, nadir çıkmışlar.
: Genelde 0.5-0.6g'lerde, daha çok 0.5g'lerde tekrar eden ivmeler görüyoruz.
: Bu bakımdan bu deprem, fay üzerinde kaydedilmiş ivme değerlerine göre bile beklenenin üzerinde bir deprem diyemeyiz, beklediğimiz seviyede.
: Bu depremin başka bir özelliği de, yani görülen kadarıyla Napoli Üniversitesi'nin raporunda yer alıyor bu da.
: Faydan uzaklaştıkça çok hızlı bir şekilde ivme değerlerinin düştüğü görülmüş.
: Azalma ilişkileri modellerinin dahi bu kadar hızlı düşüşü öngörmediğini söylemiş.
: Bu bakımdan oldukça sınırlı bir alanda bu yüksek ivmeler meydana geldi.
: Çok büyük bir bölgeyi etkilediği söyleniyor.
: Ancak ben bunun yüksek ivmeler nedeniyle değil, kötü yapılaşma nedeniyle olduğunu düşünüyorum.
: Ciddi yıkımların olduğu söylendiği yerlere dahi baktığımız zaman buralarda yer ivmesi olarak ciddi ivmelerin meydana gelmediğini görüyoruz.
: Instagram hesabımda paylaştım, şehir şehir en çok yıkımın meydana geldiği yerlere girip istasyonlardan tek tek ivme değerlerine bakabilirsiniz. Hatay Antakya'da en yüksek, yani yerleşim yeri olarak ciddi bir yerleşim yeri olarak, en yüksek ivmeler orada meydana gelmiş; orada da meydana gelen ivmeler 0.6g civarında genelde ve bir istasyon 1.3g, yanlış hatırlamıyorsam, göstermiş ancak bu ne kadar doğru, o da şu an bilmiyoruz, teyide muhtaç bir bilgi.
: İskenderun'un özellikle kıyı tarafları ve diğer yerleşim bölgeleri, Antep, ne bileyim, Maraş'ın içleri gibi yerler; bu bölgelerde yıkım olmasına rağmen buralarda ciddi bir ivme meydana gelmemiş.
: Hatırladığım kadarıyla 0.2g, 0.3g aralığında bir ivme gelmiş olması gerekiyor yer hareketi ivmesi olarak.
: Bu bakımdan burada ağır hasar veya yıkım olmaması gerekiyor normal şartlarda.
: Ne kadar var yok şu an tam olarak bilmiyorum ama bu bölgelerde de ciddi yıkımın olduğu söyleniyor.
: Özellikle İskenderun'un iç taraflarında ciddi yıkım olduğunu söyleniyor.
: Drone görüntüleri düşmeye başladı internete, YouTube'da siz de izleyebilirsiniz.
: Ben izledim, bolca bulabildiğim hepsini izledim.
: Görebildiğim kadarıyla da bu yıkımlar ciddi ivmelerin oluşması sebebiyle değil, daha çok yani çok çok çok büyük oranda mühendislik hatası yüzünden veya başka nedenlerden, atıyorum projesine uyulmamış yapı olabilir.
: Bilemiyorum onları.
: Arka planda ne oldu, ne bitti bilmiyorum çünkü.
: Drone görüntülerine baktığımız zaman da yıkımların ciddi yıkımların olduğu bölgelerde dahi ayakta kalan yapılar görüyorsunuz ve bu yapıların ciddi hasar almadığını da görüyorsunuz.
: Eğer ki iddia edildiği gibi 1g'ler meydana gelmişse bu yapıların da hasar alması gerekiyor.
: Çünkü 1g yer ivmesi olarak meydana geldiği iddia ediliyor.
: 1g'ye bir de yapılarda spektral ivme olarak ölçmemiz gerekiyor.
: Periyoduna, o yapının karakteristiğine bağlı olarak, o 1g'den çok daha fazla ivmeler meydana gelmesi gerekiyor yapıda ve hasar oluşması gerekiyor, yıkılmasa dahi.
: Eğer ki böyle deprem bölgelerinde hasar almamış bir yapı varsa, yeni veya eski, oradan bir ivme tahmini yapabilirsiniz.
: Özellikle bir yapı yıkıldı diyelim, 10 katlı, yanında da 10 katlı bir bina var.
: 10 katlı birisi yıkılıyor, diğerinde hasar dahi yok.
: Bu direkt olarak mühendislik hatasıdır.
: Çok büyük kusurları olması gerekiyor yıkılan yapının ki yıkılmış olsun.
: Çünkü aynı karakteristiğe sahip, aynı periyoda sahip bir yapı hasarsız ayakta kalıyorsa, 3 aşağı 5 yukarı yakın ivmeler meydana gelmiştir bu iki yapıda da.
: Biri yıkılırken diğeri ayakta kalamaz o şekilde hasarsız.
: Biri, atıyorum, ağır hasar almıştır, diğeri göçmüştür.
: Dersiniz ki orada ufak tefek, ufak tefek olmasa da tasarım hataları var ama ciddi bir ivme de gelmiş buraya.
: Yine Instagram hesabımda bir fotoğraf paylaştım.
: Nerede olduğunu unuttum o yapıların.
: 4 tane bina var.
: 4 tane yapı.
: Bunlardan ikisi yana doğru deplasman yaparak göçmüşler.
: Diğer iki yapıda hiçbir hasar, herhangi bir hasar gözükmüyor.
: Bu neden diye soracak olursanız, yumuşak kat nedeniyle, hem yıkılış nedeniyle yumuşak kat diyebiliyoruz.
: Yana doğru kayarak, yani temelinin olduğu yerden, yıkım çok daha sağda fotoğraftan.
: Bu çok net bir şekilde gözüküyor, artı zaten fotoğrafa baktığınız zaman ilk iki
: katın dükkân olduğu için herhangi bir dolgu duvar yok, üst katlarındaysa o yapıların
: dolgu duvarlar var. Diğer yıkılmayan iki binaya baktığımız zaman komple konut olarak
: kullanılıyor bu yapı ve en alt katında dahi üst katlara yakın veya denk bir oranda
: dolgu duvar var. Bu nedenle o yapıda
: rijitlik düzensizliği
: meydana gelmiyor ancak o dükkân
: olan yapıda bu geliyor. Bu nedenle
: ciddi bir ivme gelmediği hâlde
: ve yeni bir yapı olduğu hâlde
: tuzla buz olmuş durumda o yapı. Bu
: tamamen tasarım hatası. Malzemeden
: çalmanıza, şuna buna da gerek yok.
: Projesine uygun değil gibi
: bir çıkarım da yapamayız. Projesi
: o şekil yanlış yapılmış ve
: projesine uygun yapıldığı hâlde
: o yapı öyle göçebilir. Büyük bir
: tasarım hatası. Oldukça basit aslında. Basit bir hata ama büyük sonuçları olan
: bir hata. Bu bakımdan internette şeyi çok okuyorum veya duyuyorum. Kolon kesilmiş,
: o yüzden yıkıldı. Ben açıkçası kolon kesme olayının bu kadar dile getirildiği
: kadar geniş olduğunu düşünmüyorum.
: Çünkü insanlar, bir süpermarket zinciri var,
: diyor. Anında, herhangi bir delil olmadan kolon kesilmiş, o yüzden yıkıldı diyor.
: Aslında bu kolon kesimine gerek yok.
: Dediğim gibi o süpermarketin içerisinde çok büyük açık alana ihtiyacınız var.
: Ve bu nedenle dolgu duvar koyulmuyor süpermarketlerde veya dükkânlarda.
: Açık alan gerektiği için.
: Üst katlardaysa o katlar sürekli odalara bölünmüş ve bölme duvarlar var.
: Bunlar da dolgu duvar.
: Bunların rijitlik farkından dolayı o yapı çok rahat bir şekilde depremde göçebilir.
: Bunu da anlamanın en iyi yollarından birisi bakmanız gerekiyor enkazına.
: Enkaz eğer temelin yanına doğru yıkılmışsa, yani temelin direkt üstüne değil de biraz kayarak böyle deplasman yaparak bir yöne doğru yıkıldıysa, bu direkt olarak yumuşak kat nedeniyle yıkılmış demektir.
: Yok eğer direkt üzerine yıkıldıysa, yumuşak katın da etkisi olabilir ancak daha çok orada gevrek göçmelerin olduğu, kesme nedeniyle göçmelerin olduğunu da söyleyebiliriz. Yani ikisi bir arada olmuş olabilir veya sadece kesme göçmeleri olmuş olabilir.
: Bunun nedeni de o birleşim bölgelerinin çok iyi tasarlanmamış, zayıf tasarlanmış olması ana neden olarak.
: Kısaca özetleyecek olursam, yeni veya eski bu depremde yıkılan yapıların yıkılma nedeni depremin çok büyük vesaire olması değil.
: Tamamen mühendislik veya başka nedenler.
: Bu bakımdan deprem abartıldığı kadar da büyük ivmelere sahip değil.
: Yani o 1g'ler, 2g'ler, uçuk ivmeler meydana geldiğini düşünmüyorum.
: Çünkü öyle bir hasar da yok, drone'la görebildiğim kadarıyla.
: Dediğim gibi, yıkılan yapıların yanında genelde yıkılmamış, hasar almamış yapılar dahi duruyor.
: Yakın karakteristiğe sahip.
: Örnek verecek olursam, Renaissance Residence diye bir rezidans var.
: Etrafında tonla yapı duruyor.
: Yine yüksek katlı yapılar.
: Yüksek periyoda sahip olması gereken yapılar. Ancak Renaissance Residence yerle bir olmuşken diğerlerinde hasar dahi gözükmüyor.
: Bir de İnşaat Mühendisleri Odası'nın yapısı gözüküyor.
: Fotoğraflarda ayakta kalmış tek yapı, hasar dahi yok.
: Etrafında bütün yapılar yıkılmış.
: Bunun nedeni, o İnşaat Mühendisleri Odası'nın depreme dayanıklı, harika tasarlanmış olması gerekmiyor.
: Ne demek istiyorum burada?
: Etrafındaki yapılar tuzla buz olarak yıkıldığı için evet, onlarda mühendislik hatası var.
: Ancak depremde yıkılmayan yapıların hepsi depremde yıkılmadı diye depreme dayanıklı olmuyorlar.
: Bu örnek üzerinden gitme nedenim, o İnşaat Mühendisleri Odası'nın etrafındaki yapılar yüksek katlı yapılardı genelde.
: Ancak o İnşaat Mühendisleri Odası yapısı düşük katlı bir yapı.
: Baktığınız zaman depremden etkilenmeleri farklı.
: Bu bakımdan aynı ivme değerleri ikisinde de meydana gelmiyor.
: Depremlerin frekans içeriği oluyor. Bu yer hareketi plotları var ya, o yer hareketinin kayıtlarını Fourier spektrumunda gösterebiliyoruz.
: Bu şu demek: Fourier spektrumu, bu spektrumda o depreme ait deprem dalgalarının frekans dağılımını görüyoruz ve bu frekans dağılımında hangi frekanstaki dalgaların gerçekten güçlü dalgalar olduğunu görüyoruz.
: Atıyorum bu depremde uzun periyoda sahip dalgalar gerçekten güçlü dalgalar olsun.
: Bu deprem içeriğinden dolayı da yüksek periyoda sahip, yani yüksek katlı yapıları daha fazla etkiliyor.
: Bunu şu şekilde düşünün, spektral ivme değeri olarak farazî konuşuyorum.
: Kısa periyoda sahip yapılarda beklediğinizden daha düşük ivme değerlerine sahip olurken,
: yani spektral ivmeler üretmişken bu deprem,
: uzun periyoda sahip yapılarda beklediğinizden daha yüksek ivmeler üretmiş olabilir.
: Bu bakımdan fotoğraflar üzerinden analiz yapacaksanız,
: analizi yakın karakterdeki veya benzer, denk karakterdeki yapılar üzerinden yapmanız gerekiyor.
: Yani 10 katlı bir yapı yıkılmış, yanında 2 katlı bir yapı ayakta, bak yıkılmaması gerekiyordu.
: Çok doğru bir çıkarım değil veya tam tersi.
: Bu bakımdan depremde yıkılmayan yapılara %100 depreme güvenli diyemeyiz.
: Bir başka konu da zemin büyütmesi, bu konuyla alakalı.
: Kötü zeminler, yani yumuşak, düşük rijitliğe sahip zeminler, uzun periyoda sahip deprem dalgalarını güçlendirirler.
: Bu uzun periyoda sahip deprem dalgaları güçlendiği için uzun periyoda sahip, yani daha yüksek katlı yapıların bu depremden etkilenmesi de daha fazla oluyor.
: Çünkü o ivmeler güçleniyor, o yapılara daha fazla ivme geliyor ve daha fazla spektral ivme meydana geliyor.
: O bakımdan aynı bölgede düşük katlı ve yüksek katlı yapı olsun tekrardan ve kötü bir zeminde bulunsunlar.
: Kötü bir zeminde bulunduğu için o zemin yüksek periyotlu deprem dalgalarını güçlendirecek ve yüksek katlı yapıyı çok daha fazla etkileyecek.
: Bu ikisi birleşince, bir de hani depremin karakteristiği olarak zaten güçlü, yüksek periyoda sahip diyelim.
: Bir de üzerine zemin büyütmesi geliyor o yüksek periyotlu deprem dalgalarına.
: Yüksek katlı yapılar çok daha fazla etkileniyor az katlı yapılara göre.
: Bu dediğim bu depremde olan şey değil, olabilir dediğim şey.
: O bakımdan yan yana veya çevredeki yapıları depreme dayanıklı ilan edebilmek için, fotoğraf üzerinden en azından,
: bu dediklerime dikkat etmeniz gerekiyor.
: Spektral ivme değerlerine gelecek olursam da internette özellikle ilk başlarda birçok ivme spektrumu dolaşıyordu ve çok ciddi ivmelere sahipti bu spektrumlar.
: Napoli Üniversitesi'nin raporunda baktığım zaman daha beklenen seviyelerde spektrumlar vardı.
: Birkaç tanesi yine çok yüksek spektral ivmelere sahipti.
: Ancak bu dediğim o 1.3g'lerin meydana geldiği istasyonların verileriyle oluşturulmuş spektrumlar.
: Bunlar dediğim gibi hâlâ daha teyide muhtaç veriler.
: O bakımdan insanlar şeyi soruyor bana.
: Bu depremde çok ciddi spektral ivmeler meydana geldi.
: Yapılar nasıl ayakta kalacak?
: Bir, iki deprem spektrumlarını gözden geçirmeli miyiz?
: Tasarım spektrumlarını deprem tehlike haritasından aldığımız verilerle, bu konuda zaten dünyada çalışmalar yapılıyordu sürekli.
: Hatta ve hatta yeni spektrumumuz, yani 2018'deki, farklı şekilde tanımlanan bir spektrum.
: Yani farklı şekilde derken, şekil olarak biraz revize edilmiş, 5-10 yıl önceki ya da 15 yıl önceki spektrumlara nazaran.
: Şimdi bu spektrum konusunda şu sıkıntı var.
: Dünyada sadece biz değiliz, Amerikan yönetmeliğini veya başka ülkelerin yönetmeliğini alıp tercüme edip kendi yönetmeliği gibi kullanan.
: Ülkelerin yaptığı en büyük hatalar genelde ivme değerlerini veya büyütme katsayılarını vesaire gibi ya da spektrumları kendi ülkelerindeki deprem karakteristiğine göre dizayn etmiyorlar. Bizde ivme değerleri, büyütme katsayıları vs. revize edilmiş durumda.
: Yani biz kendimiz o verileri yaptığımız araştırmalarla elde ettik.
: Ancak o spektrumun şekli bakımından bizim faylarımızın ürettiği yer hareketlerine uygun olmayabilir.
: Çünkü Amerikan yönetmeliğinde kullanılan ve bizim bugün kullandığımız spektrum şekli bakımından
: plato bölgesi dediğimiz kısımdan hemen sonra çok ciddi bir şekilde inceliyor.
: Oranın belki bizim yönetmeliğimizde daha yavaş incelmesi ve uzun periyotların ivmelerinin daha kalın olması gerekebilir.
: Bunu bilmiyorum.
: Spektrumunda bir saniye için değerlerini alıyoruz, ona göre yapıyoruz ancak dediğim gibi belki de bizim ülkemizde meydana gelen depremlerin yer kayıtları için bu spektrum tam olarak uymuyordur.
: Ancak bu deprem için konuşursam bu meydana gelen spektral ivmelerin bu kadar büyük bir yıkım meydana getirmemesi gerekiyor.
: Dediğim gibi görüntüleri açıp kendiniz bakın, benzer karakterde, karakteristikte, yaklaşık olarak aynı yüksekliğe, aynı kat sayısına sahip, benzer tipte taşıyıcı sisteme sahip yapılar ayakta kalırken bazıları göçmüş.
: Tabii bu dediğim %100 bütün her yer için geçerli değil.
: Kısıtlı bölgelerde gerçekten yıkıcı deprem ivmeleri de meydana gelmiş olabilir.
: Zaten deprem genel anlamda büyük bir deprem, ufak demiyorum.
: Ancak medyada lanse edildiği gibi uçuk büyüklükte, bizim tasarımımızdan çok çok daha büyük ivmelere sahip bir deprem genel anlamda değil.
: İvmeler aşıldığı takdirde bizim yapılarımız ayakta kalabilir mi?
: Atıyorum, ben mühendis olarak yapımı 0.5g yer ivmesine göre tasarladım.
: Ve 0.7g'lik, 0.8g'lik PGA değerleri görüldü.
: Benim yapım ayakta kalabilir mi?
: Bu çok soruluyor. Eğer ben yapımı doğru tasarladığımı iddia ediyorsam, kalabilir.
: Bunun çeşitli nedenleri var.
: Güvenlik katsayıları kullanıyoruz.
: Birincisi bu.
: İkincisi sünek tasarlıyoruz yapımızı.
: Sünek tasarım ne işe yarıyor diyelim.
: Sünek tasarımda o çok duyduğunuz enerji soğurma, sönümleme olarak söyleniyor.
: Sönümleme değil.
: İlk bölümde bahsettim podcast'in.
: Açın orayı da dinleyin.
: Süneklik sayesinde bu deprem enerjisini soğurduğumuz anlatılıp yazılıp çiziliyordu. Bu tabii ki içi boş olarak yazılıp çiziliyordu, yani içi boş derken yanlış bir şey değil, sadece ezbere bir şekilde söyleniyordu mühendisler tarafından, tam olarak nasıl soğurduğu, ne yaptığı, ettiği bilinmeden. Bunu gelen sorulardan da anlayabiliyorsunuz. Şu an sünekliğin nasıl enerji soğurduğunu, deprem enerjisini soğurduğunu bilen bir mühendis 0.6g aşıldı, 0.8g benim yapım buna dayanıklı değil diyemez. Niye diyemez? Deprem plotlarına baktığınız zaman bu 0.5g, 0.6g'ler zaten.
: Çok sınırlı sayıda tekrarda aşılmış durumda.
: Yani benim süneklik kapasitemi tüketebilmesi için bu 0.8g ile 0.9g, artık neyse, defalarca tekrar etmesi gerek.
: Bir kere tekrar eden bir ivme o kadar zarar vermeyebilir.
: 5-10 kere tekrar eden daha küçük bir ivmeye göre sünekliğimi de daha az oranda tüketir.
: Yine bunu birinci bölümde bahsetmiştim bu konudan.
: Birinci bölüm dediğim podcast'in direkt birinci bölümü bu.
: Bu bakımdan eğer ben düzgün bir yapı tasarladıysam, taşıyıcı sistem olarak, süneklik kapasitesi olarak, benim yapım depremde bir iki kere tasarladığım ivmeden daha büyük ivmelere maruz kaldı diye göçmez.
: Bir iki kere değil, daha fazla da maruz kalsa, görüntülerde gördüğümüz şekilde göçemez.
: Yani mühendislik tasarımı aldığı iddia edilen bir yapı katları üst üste gelecek şekilde, ayakta kalmadan göçemez.
: Göçemez yani, göçme bu arada şey değil, yerle bir olmuş, tuzla buz olmuş anlamında değil.
: Göçme artık o yapı taşıyıcılığını kaybetmiş demek ama ayakta durabilir.
: Bu fark var. Yani göçme dediğiniz zaman illa yıkılmış olması gerekmiyor yapının.
: Taşıyıcılığını tamamen kaybetmiş ancak yamuk yumuk da olsa ayakta kalabilmiş bir yapı göçmüş kabul edilir.
: Mühendislik almış bir yapı bu şekilde göçebilir.
: Tasarımına çok çok çok büyük bir deprem gelmezse.
: İkinci bir neden de, niye benim yapım biraz büyük deprem gelince yıkılmazın nedeni olarak.
: Mühendisler şunu görmüyor.
: Yani bilmiyorlar.
: Bilmedikleri şey şu.
: Spektruma bakıyor.
: Ben 0.5g'ye göre tasarladım.
: Sanıyor ki deprem boyunca 60 saniye diyelim deprem.
: 60 saniye boyunca onun 0.5g'nin PGA'nın ürettiği spektral ivme de 1g olsun, 1.2g olsun, neyse.
: Sürekli bu ivmenin yapıda meydana geldiğini sanıyor.
: Böyle bir şey de yok.
: Niye yok?
: O gördüğünüz spektrumlar zaten sadece maksimum değeri veriyor o kayıt için.
: Siz zaten rijitliğini düşürerek, çatlamış kesit kabulüyle bu ivmeleri okuyorsunuz.
: Ancak bu çatlamış kesit kabulünden daha da az rijitliğe sahip oluyor yapınız deprem sırasında.
: Yani artık sizin yapınız çok ciddi hasarlar almaya başladığı zaman yapınızın rijitliği çok ciddi oranda azalıyor.
: Yıkılma öncesinde düşünün, %10'lara, %5'lere kadar gelmiş olabilir bu.
: %15'lere kadar gelmiş olabilir bu rijitlik, çatlamamış kesit hâline göre.
: Bu bakımdan sizin yapınız hasar aldıkça o gördüğünüz spektrum da sağa doğru, yani yüksek periyottaki sistemlerin olduğu yere doğru kaymaya başlıyor.
: Eğer ki deprem de bu karakteristikte ise, sizin yapınız hasar almaya başladıkça daha az ivmeler meydana gelmeye başlıyor yapınızda.
: Bu bakımdan aşılmış olan depremde dahi, hasar aldıkça daha az ivmeler gelecek ve belli bir noktadan sonra zaten sizin aldığınızdan daha az ivmeler almaya başlayacak.
: Süneklik bu bakımdan önemli.
: Sünek olduğu zaman, o süneklik kapasitesi olduğu zaman, hem deforme olarak deprem enerjisini soğurarak ayakta kalabiliyor hem de daha uzun periyotlu bölgelere kayarak yapı, o spektrumda daha az ivmeler çekiyor ve bu ikisinin karışımıyla, birleşimiyle birlikte ayakta kalmaya çalışıyor.
: Yani ayakta kalma şeyi bu oluyor.
: Mekanik olarak açıklandığı zaman yapıların süneklik kapasitesiyle.
: Ancak rijitliği ciddi düştüğü için çok ciddi deplasmanlar yapmaya başlıyor vs.
: O artık depremin ne kadar süreceğiyle alakalı bir duruma geliyor.
: Deprem uzun sürerse ve ivmeler tekrar etmeye devam ederse, büyük ivmeler, o yapı göçebilir de, göçmeyebilir de.
: O bakımdan bir nebze hâlâ daha olasılıklar devreye giriyor burada.
: %100 ayakta kalır, kalamaz tarzı bir şey de diyemiyorsunuz.
: Bu bakımdan bu saydığım nedenler dolayısıyla, eğer ben yapımı düzgün tasarladığımı iddia ediyorsam,
: benim yapım anında göçemez.
: Benim gördüğümde zaten bu yıkımların olduğu bölgelerdeki videoları izlediğimde,
: zorlanmadan, yani süneklik kapasitesini kullanmadan yapılar direkt göçmüş, gevrek bir şekilde.
: Zorlanmış ve ayakta kalan yeni yapı ben denk gelmedim açıkçası.
: Ya göçmüşler ya hasarsızlar yeni yapılar.
: Benim görebildiğim genelde öyle.
: Yani ufak hasarlar var.
: Dolgu duvar hasarlı olan yapılar vesaire gördüm.
: Ancak dolgu duvar hasarı en fazla, yani çok ciddi anlamda dolgu duvar hasarları varsa yapıda,
: orta hasarlı olarak lanse edebileceğimiz, kategorize edebileceğimiz hasar.
: Onun haricinde ufak tefek dolgu duvar hasarları, yani 50 dolgu duvar var yapıda.
: 3'ünde, 5'inde çatlak oluşmuş.
: Bu hafif hasarlı olarak geçiyor.
: Anlatmaya çalıştığım, kısaca bu depremde yıkılan yapılar mühendislik hataları nedeniyle yıkıldı.
: Belki görüntülerde görmediğimiz, bilmediğimiz vardır.
: Ancak bunlar istisnai durumlar.
: Yine insanların tartıştığı bir konu var.
: İnternette yazılı çiziliyor.
: Yeni binalar yıkılamaz.
: Bunu büyük harflerle söylüyorlar, yıkılamazı. Yeni binalar da yıkılabilir.
: Ama genelde yıkılma nedeni çok çok çok büyük oranda tasarım hataları.
: İnsanlar veya mühendisimiz tasarım hataları yapıldığını kabul edemiyorlar.
: Çok garip bir şekilde paket programlarla veya paket program olmasın, programlarda yapılanların doğru olduğunu düşünüyorlar.
: Hani ne yapılırsa yapılsın.
: İTÜ'den bir deprem mühendisi dinledim.
: Flu TV'ye mi, bir yere çıkmıştı.
: Sadece internette yayınlandı bu. Söylediği bir cümle vardı.
: Dedi ki, akademisyenimiz tasarım kısmında hatamızın olmadığı, hatalarımızın uygulamada olduğunu, zaten tasarım kısmında mühendisin hata yapamayacağını, programların bunu engellediğini iddia ediyor.
: Öncelikle bu muazzam seviyede bir yanlış, yani çok çok talihsiz bir açıklama bana göre, bir akademisyenden hele ki böyle bir açıklama; böyle bir şey yok.
: Bu tamamen saçmalıktan ibaret.
: Hani o kadar cüretkârca bunu söyleyebilirim.
: Yani böyle akademisyenlerin olduğu bir ülkede yapıların tasarım hatalarından yıkılması, kimi suçlamanız gerekiyor?
: Akademisyene sorduğunuz zaman o akademisyen ben suçsuzum diyecek, ben öğretiyorum bunları diyecek.
: Ancak kurduğu cümle, mantalite olarak dünyadaki mühendislik bürolarından, okullarından, gerçekten iyi eğitim veren okullardan ne kadar uzak olduğumuzu gösteriyor.
: Ben size kendimden bir örnek göstereyim. Beni bilmiyorsanız, tanımıyorsanız ben ETH Zürich mezunuyum.
: Yüksek lisansını ETH Zürich'te yapmış.
: Geoteknik ve yapı ana bilim dallarında yüksek lisans yapmış.
: Çift major.
: Bir mühendisin.
: Niye bunu söyledim?
: Bu ETH Zürich, teknik üniversiteler arasında, normal üniversitelerde de öyle de, top 5'te, top 10'da olan bir üniversite.
: Akademik olarak dünyada herkesin saygı duyduğu bir üniversite.
: Benim buradaki betonarme profesörüm gerçekten dünya çapında bir betonarme profesörü ve o adamın kurduğu bir cümle vardı derste.
: Kolombiya'da yıkılmış bir köprüyü inceliyorduk, dersin sonunda da kendisi gelip kendi fikrini ve olası yıkımı anlatıyordu.
: Bu kişinin kurduğu bir cümle vardı, dedi ki, bu şeyi anlattıktan sonra bize dönüp,
: ben dedi kendimi çok şanslı sayıyorum dedi, kariyerimde benim başıma böyle bir hata gelmediği için.
: Bakın, bunu diyen adam dünyadaki en iyi üniversitelerden birinde betonarme profesörü ve diyor ki benim başıma bile gelebilirdi bu hata.
: Şimdi buradan gelip Türkiye'deki İTÜ'deki akademisyeni dinliyoruz; kurduğu cümle, programlarda artık hata yapılamaz, program bunu mühendise izin vermiyor zaten. Mantık farkını görmeniz için anlatıyorum bunu ben. Bunu eleştirince de çok saçma insanlar gelip, sen kimsin lan tarzı bana laf ediyor. Anlamıyorum yani.
: Eğer siz elinizle tasarım yapamıyorsanız, tasarım yapmıyorsunuz, öyle diyeyim; ezbere bir şeyler yapıyorsunuz. Siz el hesabı bir yapıyı tasarlayacak yetiye sahip değilseniz o programı da kullanmıyorsunuz.
: Kullandığınızı düşünüyorsunuz, doğru tasarımı yaptığını düşünüyorsunuz; yaptığınız böyle bir şey yok.
: Bu hataların nedeni sadece hani çalınan, çırpılan malzeme, eksik kullanıldığı, belediye, yapı denetim değil.
: Yani anlayın diye söylüyorum bu örnekleri.
: Bu bakımdan yeni yapılar da göçer.
: Tasarımda da hatalar var.
: Uygulamada da hatalar olabilir.
: Yeni yapı göçmez diye bir şey yok.
: Hatta şöyle bir örnek vereyim.
: Amerikan yönetmeliğinin zaten bir kopyası bizim yönetmeliğimiz.
: Amerikan yönetmeliği belli oranlarda göçme olasılığını kabul ederek hesap yapar. Bu, illa yeni yapılar göçecek değil ancak yıkılamaza karşı bir argüman.
: Yani yıkılamaz diye bir şey yok.
: Göçme de bu arada şey değil.
: Katlar üst üste gelecek şekilde göçecek değil ancak artık zar zor ayakta kaldığı konuma gelebilir yapılarınız.
: Bir de şu çok dile getiriliyor.
: İki deprem art arda oldu.
: İki çok büyük deprem deniliyor.
: 7.7 ve 7.6.
: Evet ancak ikinci depremin ivmeleri çok çok kısıtlı bir alanda tasarım ivmelerine yaklaşabilmiş, gördüğüm kadarıyla.
: Depremin olduğu yerden biraz ilerlediğiniz zaman, çok ufak uzaklaşıldığı zaman ciddi ivmelerin meydana gelmediği bir deprem ikinci deprem.
: İkinci deprem yıkıma neden, etkisi sadece ilk depremde ağır hasar alıp ayakta kalabilmiş yapılar üzerine olur.
: Eğer ilk depremde yapınız yıkılmadıysa, ağır hasar almadıysa, az hasarlıysa ve direkt olarak depremin merkezinde veya çok çok yakınında bir yerde değilse, ikinci depremin etkisi olmaması gerekiyor.
: Çünkü dediğim gibi çok kısıtlı bir alanda, gördüğüm kadarıyla, tasarım ivmelerine yaklaşmış.
: Diğer yerlerde çok az etkiye sahip.
: Bu bölümde konuşmak istediklerim bu kadardı.
: Öncelikle dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.
: Sorularınız varsa sosyal medya hesaplarım üzerinden sorabilirsiniz.
: Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
: Hoşça kalın.