📖 Transkripti Göster

:

: Merhaba, Yapısal Podcast'a hoş geldiniz.

: Bu bölümde R kat sayısı ve Türkiye'deki işçilik ve mühendislik seviyesi hakkında konuşacağım.

: Bu ikisi birbiriyle, yani Türkiye'deki işçilik ve mühendislik ve R kat sayısı birbiriyle ilişkili, alakalı konular.

: R kat sayısı nedir ilk olarak?

: R kat sayısı, farklı tipteki taşıyıcı sistem çeşitlerinin sahip olduğu süneklik kapasitesi olarak lanse edebiliriz.

: Bu R kat sayısını sadece biz bir sayı olarak alıyoruz.

: 6, 8, 7, 5, kaçsa artık.

: Bu deneylerle veya önceki tecrübelerle elde edilmiş bilgilere dayanıyor bunlar.

: Nasıl mı?

: Diyorlar ki yüksek sünek çerçeve, eğer benim dediğim şartlara uyarsan, yani yönetmelik diyor bunu size, benim dediğim şartlara uyarsan senin imal ettiğin ve tasarladığın yüksek sünek betonarme çerçeve 8R, 8 diyor da o, 3 aşağı 5 yukarı süneklik kapasitesine tekabül ediyor.

: Süneklik kapasitesi de ne diyecek olursanız, o yapının, o çerçeve sistemin yaptığı toplam yer değiştirme bölü elastik sınırda yaptığı, yani elastik ötesine tam geçerken bir sınır var ya, elastik sınır, orada akma sınırı, orada yaptığı yer değiştirme olarak matematiksel olarak tanımlayabiliriz bu süneklik kapasitesini yer değiştirme olarak. Bunu farklı şekillerde de tanımlayabiliriz süneklik kapasitesini.

: Bir kirişteki dönme kapasitesiyle vesaire de tanımlayabiliriz.

: Eğrilikle tanımlayabiliriz.

: Burada dediğim yer değiştirme olarak sadece.

: Burada da 8 aldığımız zaman bu çerçeve için şu demek oluyor.

: Benim çerçevem bir birim elastik ötesi davranışa geçerken

: o sınırda bir birim yer değiştirme yapacaksa, deformasyon yapacaksa

: bu çerçevenin kapasitesi 8 birim elastik ötesi davranışla birlikte.

: Bu katsayı bize kabaca bunu anlatıyor.

: Burada yönetmelikte diyor ki bu katsayıyı alabilirsin bu taşıyıcı sistem için, onu aldığın zaman da benim yönetmelikteki diğer şartlarıma göre tasarım ve imalat yapmalısın diyor.

: Burada sıkıntı şu: Türkiye'de işçilik ve mühendislik dedim ya, bizim Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğimiz Amerikan yönetmeliğinden alınmış bir yönetmelik.

: Bu niye garip veya yanlış, yani yanlış olduğu noktalar var.

: Bu R katsayısı dedim ya, deneylerden ve geçmiş tecrübelerden elde edilen katsayılar. Bunun gibi başka katsayılar da var yönetmelikte, yani tecrübeye dayalı veya işte yapılan deneylere dayalı. Bu katsayıların ulaşılabilmesi için, yani o katsayıların o kapasiteye ulaşabilmesi için iyi işçilik ve iyi mühendislik gerekiyor.

: Burada sıkıntı, dedim ya, Amerika'dan tercüme edilmiş bir yönetmelik bizimki. Amerikan yönetmeliğini tercüme ettiğiniz, birebir tercüme ettiğiniz ve bu tarz katsayıları yerleştirmediğiniz zaman olan şu: O yönetmelik Türk mühendisini ve Türk işçiliğini düşünerek yazılmış bir yönetmelik değil.

: Türkiye şu hatayı yapıyor.

: Kendini dev aynasında görüyor.

: Diyor ki ben Amerikalı mühendis kadar iyiyim.

: Benim mühendislerim genel anlamda.

: Benim işçilerim de Amerikalı işçiler kadar iyi.

: Aynı kalitede hem imalat yapabilir hem mühendislik hizmeti sunabilir.

: Şimdi size soruyorum bu soruyu.

: Bu ne kadar mantıklı sizce?

: Ben açıkçası bunun katiyen mantıklı olmadığını düşünüyorum.

: Yani tamamen bir saçmalık.

: Bu nedenle de bu R kat sayısı Amerika'da alındığı gibi alınamaz.

: Yani Amerika'da 8 alabilir mühendis ancak Türkiye'de 8 alamaz.

: Çünkü bunu sağlayacak, bu şartları sağlayacak ne mühendislik hizmetini sunabilecek Türkiye genel anlamda Türk mühendisi ne de Türk işçisi bunu sağlayabilecek.

: Çok basit bir şey; mühendisler dinliyordur çoğunlukla bu podcastı.

: Şantiyede çalışan kişilere soruyorum.

: Daha o donatıların, etriyelerin kancalarını 135 yapılamayan yüzde kaç şantiye vardır?

: Bakın, şu kancanın, etriyenin, o plastik deformasyon, plastik mafsalların oluşacağı bölgelerdeki etriyelerin 135 derece değil, 90 derece kıvrılması dahi çok ciddi bir süneklik kaybına neden oluyor o kirişte.

: Bakın, ufacık bir detaydan bahsettim.

: Daha bunu yaptıramıyoruz birçok şantiyede, Türkiye'de deprem raporlarında çokça şahit oluyoruz.

: Şu ufacık hata dahi, yani gözden kaçan veya işçinin o kanca kıvrımını yapmak istememesi nedeniyle, siz bu kadar yüksek R kat sayısı alırsanız o yapı göçebilir dahi ya da çok çok ciddi hasarlar meydana gelebilir o yapıda.

: Tabii bu dediğimin sadece bir kirişte değil, bütün yapıda toptan, yani bütün kirişlerde bu şekil imalatın olduğunu varsayarak söylüyorum.

: Çok ciddi bir hata aslında ama ufacık bir hata.

: Bu ufacık hatanın bile çok ciddi maliyetinin olduğunu bildiğimiz için ben Türkiye'de bu katsayıların bu kadar yüksek alınamayacağını savunuyordum yıllardır.

: Zaten Avrupa üzerinde bakarsak da Eurocode'da R kat sayısı farklı; yönetmelik, farklı katsayılarla, farklı güvenlikle hesap yapıyoruz.

: Ancak oradaki davranış katsayısı bu kadar yüksek değil.

: O bakımdan o R kat sayısının ben Türkiye'de kısıtlanması gerektiğini düşünüyorum.

: Zaten Kahramanmaraş depreminden sonra da akademik çevrelerde de yönetmelikteki performans hedeflerini tekrar gözden geçirmemiz gerek gibi, zaten bariz olan, yani bariz olması gereken bir çıkarım yapmışlar.

: Yapabilmeleri başarı bu arada, yani deprem sonrasına kalmamız gerekiyor bunun, bariz bir şey bu.

: Eğer ki siz o konuda uzmansanız, teknik bilginiz yeterliyse bu zaten kör göze parmak tarzı bir şeydi.

: O kör göze parmağı deprem soktu herhalde, artık bilemiyorum.

: Umarım sokmuştur ki anlarlar ve bir yönetmelik güncellemesiyle, ek bir kitapçıkla veya komple yönetmeliği tekrar elden geçirerek bu R katsayıları veya performans düzeylerinin sıkılaştırılması gerekiyor Türkiye'de.

: Çünkü işlemiyor.

: İşlemeyeceği zaten bariz, çünkü dünyada ilk olarak başkasının yönetmeliğini alıp tercüme eden Türkiye değil.

: Burada yapılan hatalar da belli.

: Başka ülkelerde Amerika veya işte başka ülkelerin bu tarz mühendislikte önde gelen ülkelerin yönetmeliklerini alıp tercüme etmeye kalktılar ve yapılan en büyük hata, başlıca hata ya da o yönetmeliğin yerelleştirilmemesi.

: Yerelleştirilmemede bahsettiğim gibi o yönetmelik yazılırken Amerikan mühendisleri ve işçileri göz önünde tutularak o yönetmelik yazılıyor.

: Ve orada yapılan imalatlara, mühendislik hizmetine göre ve denetime göre yapılıyor bu yönetmelikler.

: Orada işleyen katsayılar Türkiye'de işlemeyebilir, Haiti'de işlemeyebilir.

: Bu bakımdan bazı maddeleri, bazı katsayıları revize etmesi gerekiyor.

: Bu R katsayısı bunların başında geliyor. Tabii bunun gibi başka noktalar da olabilir.

: O bakımdan genel anlamda bir performans hedefi düzenlemesi gerekli bence de Türk yönetmeliğine, deprem yönetmeliğine veya başka yönetmeliklere de olabilir.

: İlerisi için de bence Türkiye'nin çıkartması gereken ders, başka ülkelerin yaptığı yönetmelikleri birebir kopyalamak iyi bir yöntem değil.

: Yani tercüme etmek onu birebir iyi bir yöntem değil.

: Oradaki bilgileri alıp kullanabilirsiniz.

: Bu okey bir şey.

: Oradaki tecrübeleri ancak bunu kendi ülkenize uyarlamanız gerekiyor. Kendi ülkenizin gerçekleriyle o bilgileri harmanlamanız gerekiyor.

: Bunu yapmadığınız takdirde o yönetmelik sizin ülkenizde geçerli değil.

: Bu bakımdan sürekli söylenen Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 dünya çapında bir yönetmelik.

: Evet, ama onu uygulayabilecek mühendis var mı ülkede?

: Ya da işçi var mı?

: O şartlar uygulanmadığı zaman, uygulanamadığı zaman o yönetmelik isterse dünyanın en iyi yönetmeliği olsun bir şey ifade etmiyor.

: Sonuçlarını görüyoruz tekrardan.

: Bu bakımdan yeni yapıların da ciddi hasar almaması gereken ve yıkıldığı, ciddi anlamda yıkıldığı bir deprem sonrası geç de olsa artık bu gündeme geldi, görebildiğim kadarıyla.

: Çünkü birkaç seminerde akademisyenler dile getirdi; ne kadar artık bu uygulamada pratiğe dökülür ve revize edilir bilemiyorum.

: Çünkü R kat sayısının kısıtlanması demek veya işte performans hedefinin kısıtlanması, yani eskisine göre zorlaştırılması hedeflerin demek, maliyet demek, yapıların maliyetinin artması demek. O maliyet artışını kabul etmesi gerekiyor ama bence Türkiye'nin artık, çünkü depremde yıkıldıktan sonra çok daha büyük bir fatura karşınıza çıkıyor.

: Halkın da bu konuda bilinçlenmesi ve bu maliyet artışını kabul etmesi gerekiyor.

: Yoksa sonucu yine kendi zararınız oluyor.

: Yani o binaları satın alıyorsunuz.

: 3-5 milyonluk daireler alıyorsunuz artık.

: Birkaç yüz bin lira daha fazla vererek çok daha güvenli yapılar, depremde yıkılmayacak yapılar tasarlayabilirsiniz, satın alabilirsiniz.

: Bence doğrusu da o Türkiye için.

: Çünkü Türkiye bütün bir ülke olarak, yani coğrafya olarak çok çok çok büyük bir bölümünün deprem tehdidi altında olduğu bir ülke.

: Her şehrinde, yani 81 şehrin belki 75'inde, 70'inde artık kaçıysa tam olarak bilmiyorum.

: Her an deprem olabilir, büyük bir deprem ve o şehir yerle bir olabilir.

: Bu tarz bir deprem riskiyle karşı karşıya Türkiye, Japonya tarzında hani şey değil, sadece ufak bir kısmının deprem riskiyle karşı karşıya olduğu bir ülke değil.

: Ve bu coğrafyada, yani Türkiye'nin genelinde iyi mühendislik hizmeti ve işçilik verebilecek yeterli teknik elemanı bulunmuyor.

: Bunları bilerek yönetmelikler yazmamız gerekiyor.

: Bu bölümde bahsetmek istediklerim bu kadardı.

: Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

: Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

: Hoşça kalın.

Leave A Reply